ÖZELGE BÜLTENİ: 13.03.2026
2026/Ocak-Şubat Dönemi Özelgeleri
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın internet sitesinde 2026/Ocak-Şubat Döneminde paylaşıma açılan muktezaları içeren Özelge Bülteni'mizi siz değerli ziyaretçilerimizin faydalanması adına özetleyerek bilgilerinize sunmaktayız.
İÇİNDEKİLER
1. GELİR VERGİSİ KANUNU İLE İLGİLİ ÖZELGELER
1.3. Eğitim-Öğretim Kazanç İstisnası Hakkında (E-38418978-120[37-20/38]-358364 Sayılı Özelge)
1.15. Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası Hakkında (31435689-120-86939 Sayılı Özelge)
2. KURUMLAR VERGİSİ İLE İLGİLİ ÖZELGELER
3. DİĞER KANUNLARLA İLGİLİ ÖZELGELER
3.11. Devir Sözleşmelerinde Damga Vergisi Hakkında (97895701-155[2025/13]-1602353 Sayılı Özelge)
3.13. Nevi Değişikliğinde Noter Harcı Hakkında (49327596-140.02[DV.ÖZ.2026.3]-52410 Sayılı Özelge)
GELİR VERGİSİ KANUNU İLE İLGİLİ ÖZELGELER
Bilgisayar programı çalışmasından elde edilen kazancın vergilendirilmesi Hakkında (54211343-120.01[37/2018-1]-42554 Sayılı Özelge)
Bilgisayar programlama, web tasarımı ve bilgisayar yazılım programı faaliyeti ile iştigal edildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nden … adlı bilgisayar programı için Tescil Belgesi almış olunduğu belirtilerek, bilgisayar yazılım programı faaliyetinden dolayı elde edilen kazancın serbest meslek kazancı olup olmadığı ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 18’inci maddesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.
Bilgisayar programcısının ürettiği bilgisayar yazılımının ihtira beratının satılması, bu yazılım üzerindeki mevcut hakların devir ve temlik edilmesi veya bu yazılımın kiralanması suretiyle elde edilen hasılat Gelir Vergisi Kanunu’nun 18’inci maddesi kapsamında istisna olup, söz konusu yazılımın internette kullandırılmasından elde edilen gelirler ile bu yazılımın kullanımından elde edilen reklam gelirlerinin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu bağlamda, … adlı bilgisayar programının kullanıcıları tarafından indirilme sayısına göre elde edilen gelirler ile söz konusu programdan elde edilen reklam gelirlerinin ticari kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, web tasarım faaliyetinizden elde edilen gelirlerin de ticari kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre vergilendirilmesi gerektiği tabiidir.
Bitcoin Alım-Satım İşlemlerine Aracılık Edilmesi Nedeniyle Elde Edilen Gelirin Vergilendirilmesi Hakkında (E-38418978-120[37-20/38]-358364 Sayılı Özelge)
Türkiye içerisinde uzun zamandır kripto para alım-satım işlemleri yapıldığı, Amerika'da yerleşik bir arkadaşınız adına Türkiye'den bitcoin tedarik edildiği ve arkadaşı tarafından bu tedarik işlemi için tarafa swift aracılığıyla para gönderildiği, gelen para ile Türkiye'den bitcoin satın alarak bu bitcoinleri arkadaşa gönderildiği, bu işlem sonucunda tarafa belli bir miktar ödeme yapıldığı belirtilerek, bu işlemleri süreklilik arz edecek şekilde yapılması halinde nasıl vergilendirileceği hususunda görüş talep edilmektedir.
Yurt dışı mukimi gerçek kişilere bitcoin alım-satım işlemi üzerinden verilen aracılık hizmeti karşılığında elde edilen gelirlerin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesine göre ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmekte olup, söz konusu gelirleri anılan Kanun’un 85’inci maddesi uyarınca yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.
Eğitim-Öğretim Kazanç İstisnası Hakkında (E-38418978-120[37-20/38]-358364 Sayılı Özelge)
Özel öğretim kurumları tarafından verilen okul öncesi eğitim faaliyetleri ve çocuk gündüz bakım faaliyetleri ile iştigal edildiği, bilanço esasına tabi iken 15/10/2019 tarihinde mükellefiyetin sonlandırıldığı, 12/11/2019 tarihi itibariyle de aynı iş kolunda yeniden mükellefiyet tesis ettirildiği belirtilerek, işletme hesabı esasına göre defter tutulup tutulmayacağı, bilanço esasına göre defter tutması halinde terkin edilen mükellefiyetten kalan defterlerin yeni bir tasdik işlemi olmaksızın kullanılıp kullanılmayacağı ve yeniden mükellefiyet tesis ettirilmesinin söz konusu istisnadan faydalanılmaya engel teşkil edip etmeyeceği hususlarında görüşü talep edilmektedir.
Vergi Usul Kanunu Yönünden
Tabi olunan tüccar sınıfına göre tutulacak defterler Vergi Usul Kanun’u uyarınca ilgili hesap dönemi için tasdik ettirilmekte ve dönem içinde, işi bırakma-yeniden işe başlama, ihtiyari olarak vb. durumlarda defter tutma bakımından sınıf değiştirilmesi, dolayısıyla aynı hesap döneminde işletme hesabı esasından bilanço esasına veya bilanço esasından işletme hesabı esasına geçilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla, bilanço esasına göre defteri tutulan faaliyetin 15/10/2019 tarihinde terk edilerek 12/11/2019 tarihinde yeniden başlanıldığı dikkate alındığında, bilanço esasına göre defter tutmaya devam edilmesi icap etmektedir.
Ayrıca, 15/10/2019 tarihi itibarıyla terk edilen faaliyetten kalan defterleri, Kanun’un (221/3) maddesi gereğince işe başlama tarihinden önce tasdik ettirmek suretiyle, 12/11/2019 tarihi itibarıyla başlanılan faaliyette de kullanmaya devam edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Gelir Vergisi Kanunu Yönünden
Kurum açma izin belgelerine istinaden, ilk defa faaliyete geçilen takvim yılından itibaren söz konusu faaliyetler dolayısıyla elde edilen kazanç için, Bakanlığımıza başvurulmasına gerek olmaksızın söz konusu istisnadan faydalanılması mümkün bulunmakta olup, sonlandırılan faaliyete aynı takvim yılı içinde tekrar başlanması kazanç istisnasından faydalanılacak beş yıllık sürenin devam etmesine engel teşkil etmeyecektir.
Bu itibarla, istisnaya konu faaliyete yeniden başlanması halinde, beş vergilendirme döneminden arta kalan süre boyunca istisnadan faydalanılması mümkün bulunmaktadır.
Gayrimenkullerin Günlük, Haftalık veya Aylık Olarak Kiraya Verilmesinde Belge Düzeni, ÖKC Kullanımı ve KDV Oranı Hakkında (E-38418978-120[37-24/2]-19886 Sayılı Özelge)
Günlük, haftalık ve aylık olarak kısa süreli konut kiralama faaliyetinde bulunulduğu, söz konusu faaliyeti yürütebilmek için belediyeden işyeri açma ve çalışma ruhsatı alındığı, müşterilerden günlük, haftalık ve aylık olarak tahsil edilen tutarlar için ödeme kaydedici cihaz kullanma zorunluluğu bulunup bulunmadığı, ödeme kaydedici cihaz kullanma zorunluluğunun bulunması halinde, verilen hizmete ilişkin ödeme kaydedici cihaz fişi mi yoksa fatura mı düzenlenmesi gerektiği, aylık olarak kiralanan dairelerden hizmet alanların günlük müşteri listesine kayıt edilmesinin zorunlu olup olmadığı ile söz konusu hizmete ilişkin KDV oranının ne olacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunu Yönünden
Gayrimenkulleri ticari bir organizasyon çerçevesinde devamlı olarak günlük, haftalık veya aylık periyotlar halinde kısa süreli olarak kiraya verme faaliyetinin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi ve bu faaliyet dolayısıyla elde edilen kazancın da Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanca ilişkin hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.
Vergi Usul Kanunu Yönünden
Ticari faaliyet çerçevesinde konaklama yeri mahiyetindeki üç dairenin müşterilere konaklama süre ve şekline bakılmaksızın kiralanmasında, 213 sayılı Kanunun 240/C maddesi gereğince günlük müşteri listesi düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, elde edilen kira gelirleri karşılığında müşteriler adına fatura veya fatura düzenleme zorunluluğunun bulunmadığı hallerde perakende satış vesikası düzenlenmesi gerektiği tabiidir.
Öte yandan, kiraya verilen üç dairede, müşterilerin günlük ve değişken olmaması, konaklama ücretlerinin aylık veya dönemsel olarak belirlenmesi ve tüm müşterilerin kira sözleşmesi karşılığında konaklamaları halinde ise günlük müşteri listesi düzenleme mecburiyeti bulunmamaktadır.
Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden
Tarafça verilen konut kiralama hizmetinin, ilgili BKK eki (II) sayılı listenin 25’inci sırası kapsamında otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla kiralama hizmet bedeli üzerinden genel oranda (%20) KDV hesaplanması gerekmektedir.
Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun Yönünden
Otel, motel ve pansiyon işletmelerinin münhasıran günlük müşteri listesinde kayıtlı müşterilere verilen hizmetlerle ilgili olarak yapılacak tahsilatlarda Vergi Usul Kanunu’na göre belge düzenlenmiş olması şartıyla YN ÖKC kullanma mecburiyeti bulunmamakta, ancak kiralanan gayrimenkullerin ticari bir organizasyon çerçevesinde devamlı olarak günlük veya haftalık periyotlar halinde kiraya verilmesi faaliyeti ticari faaliyet kapsamında olduğundan, bu şekilde kiralanan gayrimenkullerle (rezidanstaki daireler) ilgili olarak müşterilerden yapılacak tahsilatlarda ödeme kaydedici cihazları kullanma mecburiyeti bulunmaktadır.
Hak Sahipleri Adına Müteahhit Firma Hesabına Yatırılan Kredi ve Hibe Desteğinin İadesinde Tevkifat Yapılıp Yapılmayacağı Hakkında (E-62030549-120.01.02.11-1354566 Sayılı Özelge)
Kat maliki olunan binanın riskli yapı tespiti ile yıkıldığı, bedeli kat maliklerince ödenmek üzere bir inşaat firması ile sözleşme yapıldığı ve inşaatın %90 oranında tamamlanarak anlaşma bedelinin %90'lık kısmının kat maliklerince müteahhit firmaya ödendiği, 6306 sayılı Kanun kapsamında İstanbul ilinde yürütülecek kentsel dönüşüm uygulamalarında Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından 22.02.2024 tarih ve 8189 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kredi ve hibe desteği sağlandığı ve tarafınızca söz konusu kredi ve hibe desteğine başvurulduğu, ilgili kararnamede inşaat ilerleme seviyesine göre hibe ve kredi destek ödemelerinin "Yapıdaki hak sahipleri adına, yüklenici firmanın hesabına" yatırılacağının belirtilmesi nedeniyle inşaatın %90 oranında tamamlanmış olması nedeniyle Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından söz konusu kredi ve hibe desteğinin %90'lık kısmının hak sahibi statüsündeki şahıs adına müteahhit firma hesabına ödendiği, ancak bu aşamada müteahhit firmaya borç kalmadığından, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından müteahhit firma hesabına yatırılan hibe ve kredi tutarlarının hak sahiplerine iade edilmesinin gerektiği belirtilerek müteahhit firma hesabına yatan hibe ve kredi ödemelerinin müteahhit tarafından hak sahiplerine iadesinde gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan inşaat için hak sahipleri tarafından müteahhit firmaya ödeme yapıldıktan sonra aynı inşaat için Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hak sahipleri adına müteahhit firma hesabına aktarılan kredi ve hibe desteğinin, müteahhit firma tarafından hak sahiplerine iadesinde gelir vergisi tevkifatı yapılmaması gerekmektedir.
İmar Uygulaması Neticesinde Edinilen Taşınmazların Satışından Elde Edilen Kazancın Vergilendirilmesi Hakkında (62030549-120[37-2017/30]-87968 Sayılı Özelge)
11.09.1990 tarihinde alınan ve üzerinde … Gıda San. A.Ş. ile ½ oranında ortaklık bulunan tarlanın 17.12.1990 tarihinde ortaklığın giderilmesi amacıyla ilgili gayrimenkul üzerinde cins tashihi olmaksızın ifraz işlemi yapılarak taşınmazın iki ayrı parçaya bölünmek suretiyle payınıza düşen kısım için ayrı bir tapu senedi düzenlendiği, 06.09.1996 tarihinde belediye tarafından cins tashihi olmaksızın şuyulandırma işlemi yapılarak adınıza 15 ayrı tapu senedinin düzenlendiği belirtilerek, ortaklığın giderilmesi amacıyla 17.12.1990 tarihinde yapılan ifraz işleminin Gelir Vergisi Kanunu’nun 37/6 maddesi uyarınca ticari kazanç elde etmeye yönelik parselleme işlemi olarak kabul edilip edilmeyeceği ile söz konusu gayrimenkulün satışından doğan gelirin ticari kazanç olarak mı yoksa değer artış kazancı olarak mı vergilendirileceği hususunda görüş talep edilmektedir.
11.09.1990 tarihinde almış olduğunuz ve üzerinde … Gıda San. A.Ş. ile ½ oranında ortaklığınız bulunan tarlanın 17.12.1990 tarihinde ortaklığın giderilmesi amacıyla ilgili gayrimenkul üzerinde cins tashihi olmaksızın gerçekleştirilen ifraz işlemi neticesinde taşınmazın iki ayrı parçaya dönüşerek adınıza ayrı bir tapu senedi düzenlenmesi Gelir Vergisi Kanunu’nun 37/6 maddesi uyarınca ticari kazanç elde etmeye yönelik parselleme işlemi olarak kabul edilmeyecektir. Diğer taraftan, 17.12.1990 tarihinde belediye tarafından cins tashihi olmaksızın imar uygulaması yapılması halinde, tarlanın ilk iktisap tarihi olarak 11.09.1990 tarihinin dikkate alınması gerekmektedir. Ancak, yapılan bu işlemler neticesinde tarla üzerinde bir cins tashihi yapılmış ise söz konusu tarlanın iktisap tarihinin tespitinde cins tashihi tarihleri dikkate alınacaktır.
Bu çerçevede 17.12.1990 tarihinde yapılan işleme bağlı olarak cins tashihi işlemi gerçekleştirilmemesi halinde 11.09.1990 tarihinden; cins tashihi işlemi gerçekleştirilmiş ise 11.09.1990 tarihinden itibaren dört yıllık süre dolmuş olduğundan, bahse konu tarlanın satışı neticesinde elde edilecek kazancın değer artışı kazancı olarak vergilendirilmesi söz konusu olmayacaktır. Ayrıca, ilgili Belediye tarafından yapılan değişiklik sonucu 06.09.1996 tarihinde yapılan işleme bağlı olarak cins tashihi yapılması halinde, bahse konu tarlanın bu tarihten itibaren dört yıl içerisinde satışı neticesinde elde edilecek kazancın değer artışı kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, bahse konu taşınmazların satışının ticari bir organizasyon içerisinde yapılması durumunda veya bu tür bir organizasyon olmamakla birlikte;
a) Aynı kişiye farklı tarihlerde,
b) Farklı kişi ve tüzel kişilere aynı tarihte,
c) Değişik kişi ve tüzel kişilere, değişik tarihlerde veya birbirini izleyen yıllarda,
satılması durumunda ise yapılan satışlar devamlı olarak gayrimenkul alım satım işiyle uğraşıldığına karine teşkil edeceğinden, elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesi çerçevesinde ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.
Influencer’e Ödenen Reklam Bedeli Dekontunda Stopaj Kesintisi ve KDV Hakkında (E-70463696-120[2024]-631 Sayılı Özelge)
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesinde yer alan sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnasından faydalanan sosyal içerik üreticileri ile reklam çalışması yapılacağı ve ödemeleri sosyal içerik üreticilerinin söz konusu istisna kapsamında açmış oldukları banka hesaplarına yapılacağı belirterek şirket tarafından yapılacak ödemeler için ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ve reklam bedeli dekontuna istinaden 2 No.lu KDV beyannamesi ile bildirimde bulunulup bulunulmayacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunu Yönünden
Şirket tarafından Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi kapsamında sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnasından faydalanan gerçek kişilerden alınan reklam hizmeti karşılığı tarafınızca yapılan ödemelere ilişkin olarak, anılan Kanunun mükerrer 20/B maddesi kapsamında elde edilen hasılat tutarı üzerinden bankalar tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılacağından, söz konusu istisnadan faydalanan mükelleflere yapılacak ödemeler üzerinden ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.
Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden
Reklam çalışması yapılacak sosyal içerik üreticilerinin vereceği hizmete ilişkin kazancın Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilmesi halinde, söz konusu hizmet 3065 sayılı Kanunun 17/4-a maddesi kapsamında KDV'den istisna olacaktır.
İnstagram ve Armut Hesabı Üzerinden Verilen Psikolojik Danışmanlık Hizmetinden Elde Edilen Gelirin Vergilendirilmesi Hakkında (E-38418978-120[Mük. 20/B-2024/13]-25650 Sayılı Özelge)
Instagram ve Armut gibi platformlar üzerinden psikolojik danışmanlık faaliyetinde bulunulduğu belirtilerek söz konusu platformlardan elde edilecek kazancın Gelir Vergisi Kanunu’nun 20/B maddesinde yer alan sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.
Instagram ve Armut gibi platformlar üzerinden online olarak verilecek psikolojik danışmanlık hizmeti faaliyeti mezkur Kanun ve Tebliğde sayılan faaliyetler arasında yer almadığından, söz konusu faaliyetiniz nedeniyle elde edilen gelirler için anılan Kanunun mükerrer 20/B maddesi kapsamında istisnadan faydalanılması mümkün bulunmamakta olup, şahsi mesaiye ve mesleki bilgiye dayanarak kendi nam ve hesabınıza yapılan söz konusu danışmanlık hizmetinin serbest meslek faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi, bu faaliyet kapsamında elde edilen kazancın serbest meslek kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.
Limited Şirket Ortağının Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnasından Faydalanıp Faydalanamayacağı Hakkında (38418978-120[Mük.20-19/12-İ-]-278644 Sayılı Özelge)
Kırtasiye malzemeleri toptan ticareti ve pastel boya imalatı faaliyeti ile iştigal olmak üzere tek ortaklı (…) limited şirketi kurulduğu, 29 yaşının altında olunduğu ve Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20’nci maddesinde yer alan şartlardan biri olan "Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması hâlinde tüm ortakların işe başlama tarihi itibarıyla bu maddedeki şartları taşıması" ibaresinde geçen şahıs şirketi kavramının şahsınız tarafından Türk Ticaret Kanununda tek ortaklı limited veya anonim şirket olarak anlaşıldığı ve vergi kanunlarımızda böyle bir tanımın olmadığı belirtilerek, limited şirket ortağı olmanız nedeniyle Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20’nci maddesinde yer alan genç girişimcilerde kazanç istisnasından yararlanıp yararlanılamayacağı hususunda görüşü talep edilmektedir.
11.10.2019 tarihi itibariyle kırtasiye malzemeleri toptan ticareti ve pastel boya imalatı üzerine kurmuş olduğunuz tek ortaklı limited şirketin şahıs şirketi olmayıp Türk Ticaret Kanunu’nda sermaye şirketi niteliğinde sayılması nedeniyle söz konusu istisna hükmünden faydalanılması mümkün bulunmamaktadır.
Özel İnşaat İçin Mükellefiyet Tesisi Yapılıp Yapılmayacağı Hakkında (62030549-GVK 37-652 Sayılı Özelge)
Ada kayıtlı arsa üzerine özel inşaat yaptırdığı belirtilerek, söz konusu faaliyetin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.
Ticari faaliyet bir tür emek sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Öte yandan, özel inşaat olarak adlandırılan organizasyonda, bu organizasyonu üstlenen kişinin organizasyon kapsamındaki faaliyetleri inşaatın yapımına ve organizasyona ilişkin her türlü işlerden (işçi ve usta temini, malzeme alımı, her türlü ödeme ve tahsilat vb.) meydana gelmektedir.
Bu durumda, özel inşaat yapımında gayrimenkullerin şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşması ve ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurlarının açıkça bulunması yapılan faaliyetin ticari sayılması için yeterlidir. Dolayısıyla, şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşan konut inşaatı ile işyeri inşaatının ticari faaliyet olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, ada kayıtlı arsa üzerine yaptırılan özel inşaatın şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşması ve kazanç sağlama potansiyeline sahip olması veya bu inşaatta işyerinin de olması halinde, söz konusu inşaat işiniz ticari faaliyet kapsamında olacağından bu faaliyet nedeniyle ticari kazanç yönünden mükellefiyet tesis edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, yapılacak inşaatın mesken inşaatı olması, şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşmaması ve kazanç sağlama potansiyeline sahip olmaması halinde özel inşaat kapsamında gerçekleştirilen bu faaliyetle ilgili olarak Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanca ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı ve bu faaliyet için mükellefiyet kaydınızın aranılmayacağı tabiidir.
Serbest Meslek Erbabı ve Kazanç Tespiti Hakkında (11355271-120.04.01[65- 2019/18]-74270 Sayılı Özelge)
Şahsa ait Sermaye Piyasası Kurulunca verilen Gayrimenkul Değerleme Lisansının olmadığı ancak, şahsın yanında çalışan kişinin bu lisansa sahip olduğu, gayrimenkul değerleme şirketleri ile yapılan yıllık sözleşmeler gereği gayrimenkul değerleme hizmetini çözüm ortağı sıfatıyla gayrimenkul değerleme şirketleri adına gerçekleştirilen ve yapılan işlem karşılığında fatura düzenlendiği belirterek, elde edilen kazancın ticari kazanç mı yoksa serbest meslek kazancı olarak mı vergilendirilmesi gerektiği hususunda görüş talep edilmektedir.
Kendi iş yerinde gayrimenkul değerleme lisansına sahip personel çalıştırılması suretiyle ticari organizasyon kapsamında yapılan gayrimenkul değerleme hizmetinin ticari faaliyet olarak kabul edilmesi ve bu faaliyetten elde edilen gelirlerin ise ticari kazanç hükümleri çerçevesinde vergiye tabi tutulması gerekmektedir.
Şehir İçi ve Şehirler Arası Nakliyecilik Faaliyeti ile İştigal Eden Mükellefin İşyeri Olarak Gösterdiği Konuta Ait Giderlerin Ticari Kazanç Tespitinde İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı Hakkında (31315688-120.01.02.07[2020]-19922 Sayılı Özelge)
… Mal müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olunduğu, şehir içi ve şehirler arası nakliyecilik faaliyeti ile iştigal edildiği, ikametgâh olarak kullanılan konutun adresini aynı zamanda ticari faaliyetle ilişkin işyeri adresi olarak kullanıldığı belirtilerek, söz konusu konutta yapılan kömür, elektrik, su ve gıda harcamalarının ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususunda görüşü talep edilmektedir.
Hem ikametgâh hem de işyeri adresi olarak kullanılan konuta ilişkin olarak tarafınızca yapılan kömür, elektrik, su ve gıda harcamaları ile yürütmekte olduğunuz şehir içi ve şehirler arası nakliyecilik faaliyeti dolayısıyla elde edilecek kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunmaması nedeniyle söz konusu harcamaların ticari kazancınızın tespit edilmesi esnasında indirim olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
Yabancı Merkezi Saklama Kuruluşu Adına Verilen Hesap Operatörlüğü Hizmetinden Dolayı Daimi Temsilci Olunup Olunmadığı Hakkında (64597866-120[7]-16850 Sayılı Özelge)
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK)'na üye olan ve "Ortak Sorumluluk Taahhütnamesi" imzalanarak yurt dışında kurulmuş ve yetkilendirilmiş yabancı hukuka tabi olan yabancı merkezi saklama kuruluşlarının MKK nezdindeki işlemleri ile diğer yasal yükümlülüklerini Türkiye'de yürütmek üzere genel saklama yetkisi bulunan Banka tarafından hesap operatörlüğü hizmeti verileceği ve yabancı merkezi saklama kuruluşunun toplu hesabında gerçekleşecek işlemlerin takasının yabancı merkezi saklama kuruluşu adına MKK sistemlerine işleneceği belirtilerek, 22/06/2019 tarih ve 30809 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ (II-13.1)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin (II-13.1.c) 1 inci maddesi ile Tebliğe eklenen 12/A maddesi sonrasında MKK'ya üye olan ve yabancı merkezi saklama kuruluşlarına hizmet veren Bankanızın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 7’nci maddesi kapsamında daimi temsilci olup olmadığı hususunda görüşü talep edilmektedir.
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK)'na üye olan ve "Ortak Sorumluluk Taahhütnamesi" imzalanarak yurt dışında kurulmuş ve yetkilendirilmiş yabancı hukuka tabi olan yabancı merkezi saklama kuruluşlarının MKK nezdindeki işlemleri ile diğer yasal yükümlülüklerini Türkiye'de yürütmek üzere genel saklama yetkisi bulunan Banka tarafından verilen hesap operatörlüğü hizmeti ile yabancı merkezi saklama kuruluşunun toplu hesabında gerçekleşecek işlemlerin takasının yabancı merkezi saklama kuruluşu adına MKK sistemlerine işlenmesi faaliyetleri dolayısıyla bankanızın bir saklama hizmeti veya aracı kurum hizmeti verdiğinden bahsedilemeyeceğinden, söz konusu faaliyetler dolayısıyla Banka daimi temsilci olarak değerlendirilmeyeceği tabiidir.
Youtube ve Kişisel İnternet Sitesi Üzerinden Ürün Tanıtımı Yapılması Sonucu Elde Edilen Kazancın Mükerrer 20B Kapsamında Değerlendirilip Değerlendirilmeyeceği Hakkında (E-38418978-120[Mük 20-2025/1]-25669 Sayılı Özelge)
Ticari kazanç yönünden vergi mükellefi olunduğu ve "193 sayılı Kanunun mükerrer 20/B maddesi uygulamasına ilişkin istisna" belgenizin bulunduğunu, YouTube ve kişinin kendi web sitesi üzerinden üretilen metin ve video içerikleri vasıtasıyla internet üzerinden ürün veya hizmet veren firmaların (bilgisayar programları, hazır internet sitesi ürünleri, hosting firmaları, hosting ve domain vb.) ürünlerinin tanıtımlarının yapıldığı; izleyicileri veya okuyucuları verilen link üzerinden bu ürünlerin satıcılarının sitelerine yönlendirdiği, bu şekilde yönlendirilen müşteriler tarafından tanıtımını yapılan ürünlerin satın alınması halinde, satıcılar tarafından tarafa komisyon verildiğini ve verilen bu hizmetlerle ilgili fatura düzenlendiği belirterek bu faaliyetten dolayı elde edilen gelirler için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesinde düzenlenen sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnasından faydalanıp faydalanılamamağı hususunda görüş talep edilmektedir.
YouTube ve kendi web sitesi üzerinden üretilen metin, video içeriği ve link paylaşımları vasıtasıyla, dijital ürün ve hizmet satışında bulunan firmaların ürünlerinin tanıtımlarının yapılması ve tanıtımları yapılan ürünlerin paylaşılan link üzerinden satın alınması sonucu elde edilen gelirler için, mezkur Kanun ve ilgili Tebliğde belirtilen şartların sağlanması kaydıyla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesinde belirtilen istisnadan faydalanılması mümkün bulunmaktadır.
Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası Hakkında (31435689-120-86939 Sayılı Özelge)
01/03/2020 tarihinde ticari kazanç yönünden mükellefiyet tesis ettirilen ve bu tarihten itibaren genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanmaya başlanıldığı, Covid-19 pandemisi nedeniyle 31/03/2020 tarihinde faaliyete son verildiği, 01/06/2020 tarihinde ise aynı faaliyete tekrar başlanıldığı belirtilerek 01/03/2020 tarihinden itibaren faydalanmaya başlanılan genç girişimcilerde kazanç istisnasından 01/06/2020 tarihinde faaliyetine tekrar başlanması dolayısıyla faydalanıp faydalanılamayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
Ada ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis ettirerek faaliyete başlanılan 01/03/2020 tarihi ile bu faaliyetin terk edildiği 31/03/2020 tarihlerini kapsayan dönem için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20’nci maddesinde yer alan genç girişimcilerde kazanç istisnasından yararlanılması mümkün olmakla birlikte, mükellefiyeti terkin ettirdikten sonra aynı faaliyet nedeniyle ada yeniden gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi, ticari kazanç yönünden ilk defa gelir vergisi mükellefi olma şartının ihlali olacağından, 01/06/2020 tarihinden itibaren Gelir Vergisi Kanunu mükerrer 20’nci maddesinde yer alan genç girişimcilerde kazanç istisnası hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.
Yurt Dışı Merkezli Siteye Yüklenen Oyun Yazılımı Faaliyeti Nedeniyle Elde Edilen Gelir Hakkında (E-62030549-120-17478 Sayılı Özelge)
İnternet üzerinden veya mobil cihazlar veya tabletler vb. cihazlarda kullanılmak üzere oyun yazıldığı, bu kapsamda yurt dışı menşeli … isimli bir web sitesine oyun yüklendiği, oyun yazma hizmeti karşılığında elde edilen kazancın ilgili site tarafından hesaba aktarıldığını belirterek, söz konusu faaliyet dolayısıyla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesinde hüküm altına alınan sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnasından faydalanıp faydalanılamayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
… isimli web sitesine oyun yazma faaliyetinin, akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlara yönelik olmaması ve gelirin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları vasıtasıyla elde edilmemesi nedeniyle söz konusu kazançlar dolayısıyla mezkûr istisnadan yararlanılması mümkün değildir.
Bu çerçevede, söz konusu web sitesine yüklenen oyunlar sebebiyle anılan web sitesince tarafa yapılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesine göre "ticari kazanç" kapsamında değerlendirilmesi ve elde edilen kazançların ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.
KURUMLAR VERGİSİ İLE İLGİLİ ÖZELGELER
Mobil Uygulamaların App Store ve Google Play Store'dan İndirilmesinden Elde Edilen Kazancın Vergilendirilmesi Hakkında (27.11.2025 Tarih ve E-62030549-125[32/2024] Sayılı Özelge)
Şirketin Google Play ve App Store'da yapay zeka ve mobil oyun alanlarında geliştirilmiş mobil uygulamaları yayınladığı, bu uygulamaların yazılımının tamamen şirket tarafından geliştirildiği, uygulamaların özellikle yurt dışındaki müşterilere yönelik olarak uygulama içi sanal ürün satın alımları ve abonelik hizmetleri sunduğu, yurt içi ve yurt dışı müşteri ayrımının belgelendirilebildiği belirtilerek, bu kapsamda ilgili platformlar üzerinden yapılan satışlarda kullanıcıların fatura bilgilerinin yeterli olmaması (ad soyad, kimlik numarası, adres vs.) ve müşteri sayısının çok fazla olmasından dolayı muhtelif yurt içi müşteriler ve muhtelif yurt dışı müşteriler adına fatura düzenlenip düzenlenemeyeceği, eğer muhtelif yurt dışı müşteriler adına fatura düzenlenebilirse Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde hükme bağlanan ihracat istisnasından faydalanıp faydanılamayacağı, bu satışların yurt dışı müşteriler ile ilgili olan kısmından elde edilen kazanç için Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile 32’nci maddesinin (7) numaralı bendinde hükme bağlanan indirimden yararlanıp yararlanılamayacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.
Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden
Şirket tarafından Google ve Apple'a teslim edilen yapay zeka ve mobil oyun alanlarında geliştirilmiş ve özellikle uygulama içi sanal ürün satın alımları ve abonelik hizmetleri sunan mobil uygulamaların yayınlanması karşılığında yapılan ödemelerin, uygulama içi satın alma geliri niteliğinde kazançlara ilişkin olması ve ayrıca bahse konu uygulamalar yurt dışının yanı sıra yurt içine de yönelik olduğundan münhasıran yurt dışındaki müşteriler için yapılan yazılım hizmetine ilişkin olma şartını taşımaması nedeniyle söz konusu faaliyetler kapsamında elde edilen kazançların Kurumlar Vergisi Kanunu’n 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi hükmü kapsamında kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, mezkur Kanunun 32’nci maddesinin yedinci fıkrasında hükme bağlanan kurumlar vergisi oranının 5 puan indirimli uygulanmasının ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançları için geçerli olduğu ve hizmet ihracının da yurt dışındaki bir müşteri için yapılan ve yurt dışında faydalanılan hizmetleri kapsadığı dikkate alındığında, Şirket tarafından geliştirilen yapay zeka ve mobil oyunların münhasıran yurt dışındaki müşterilerin kullanımı için yapılması halinde hizmet ihracı kapsamında değerlendirilecek ve bu kazançlara kurumlar vergisi oranı 5 puan indirimli olarak uygulanacaktır.
Ancak, bahse konu uygulamaların yurt dışının yanı sıra yurt içinde de kullanılması halinde münhasıran yurt dışındaki müşteriler için yapılmayan söz konusu hizmete ilişkin elde edilen kazançların hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup, bu hizmetlerden elde edilen kazançlar için indirimli oran uygulamasından faydalanılması mümkün değildir.
Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden
Şirket tarafından geliştirilen yapay zeka ve mobil oyunların münhasıran yurt dışındaki müşterilerin kullanımı için yapılması halinde, söz konusu hizmet KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre (hizmet ihracına ilişkin diğer şartların da sağlanması koşuluyla) hizmet ihracı kapsamında değerlendirilecek ve bu hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanmayacaktır.
Ancak, bahse konu yapay zeka ve mobil oyunların yurt dışının yanı sıra yurt içinde de kullanılması halinde münhasıran yurt dışındaki müşteriler için yapılmayan söz konusu hizmete ilişkin elde edilen gelirlerin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup bu hizmetler için genel hükümlere göre KDV hesaplanması gerekmektedir.
Vergi Usul Kanunu Yönünden
Söz konusu işlemler için her bir müşteri yerine yurt içi veya yurt dışı müşteriler adına toplu fatura düzenlenip düzenlenemeyeceği hususunun Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257’nci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca değerlendirilmesi gerektiğinden doğrudan Gelir İdaresi Başkanlığına müracaat edilmesi gerekmektedir.
DİĞER KANUNLARLA İLGİLİ ÖZELGELER
Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin Damga Vergisine Tabi Olup Olmadığı Hakkında (97895701-155[2024/35]-557701 Sayılı Özelge)
Satış vaadi, inşaat yapım ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile ön ödemeli konut satış sözleşmelerinde damga vergisinin "0" (sıfır) nispet olarak uygulandığı, söz konusu sözleşmelerin tüketiciyi koruma amaçlı olduğundan bahisle, ekte yer alan "… Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" başlıklı kağıda, 3/2/2017 tarihli ve 29968 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 31/1/2017 tarihli ve 2017/9759 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında "0" (sıfır) nispet damga vergisi uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
"… Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" başlıklı kağıdın dışarıda düzenlenip Noterliğe onay için getirilmiş olması halinde, söz konusu kağıda 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/8 fıkrasına göre "0" (sıfır) nispetinde damga vergisi uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, söz konusu kağıdın "Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesi kapsamında kat irtifakı devrinin tüketici lehine tapu siciline tescil edilmesiyle birlikte yapılmış ve noterliğe ibraz edilmiş bir sözleşme olduğunun Noterlikçe tespiti halinde, söz konusu sözleşmeye 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/10-b fıkrası uyarınca "0" (sıfır) nispetinde damga vergisi uygulanması mümkün bulunmakta olup aksi durumda bu fıkraya göre de "0" (sıfır) nispetinde damga vergisi uygulanması mümkün değildir.
Yapım İşi İhalesi Nedeniyle Düzenlenen Kağıtların Döviz Kazandırıcı Faaliyetler Kapsamında Değerlendirilip Değerlendirilmeyeceği Hakkında (97895701-155[2025/39]-668286 Sayılı Özelge)
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından ihalesi yapılan …/… kayıt numaralı "… İli, … İlçesi, … Mahallesi … İdari Binası (A-B Blok), Karargah Bölük Komutanlığı, Konferans Salonu-Misafirhane Binası ve Destek Yapıları İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi’nin şirket uhdesinde kaldığı, söz konusu işe ilişkin olarak ihale makamı ile şirket arasında …/…/2025 tarihli sözleşme düzenlendiği, söz konusu işin Milli Savunma Bakanlığına ait savunma ve güvenlikle ilgili yatırımlara ilişkin olduğundan bahisle 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun ek 2’nci maddesine göre bahsi geçen işe ilişkin sözleşme ve hakediş ödemelerine ilişkin düzenlenen kağıtlara damga vergisi istisnası uygulanıp uygulanamayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
Başvuru konusu işe ait ihale makamının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı olduğu, sözleşmenin konusunun "… İli, … İlçesi, … Mahallesi … İdari Binası (A-B Blok), Karargah Bölük Komutanlığı, Konferans Salonu-Misafirhane Binası ve Destek Yapıları İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi" olduğu dikkate alındığında, sözleşme konusu işin Cumhurbaşkanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alan yatırımlardan ya da Millî Savunma Bakanlığının bu programda yer almayan kamu yatırımlarından olup yabancı para ile finanse edildiğine dair tevsik edici belge sunulmadığı gibi, söz konusu işe ilişkin Ticaret Bakanlığınca (İhracat Genel Müdürlüğü) şirketiniz adına düzenlenmiş Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesi de ibraz edilmediğinden başvuru konusu işe ilişkin sözleşme ve hakediş ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtlara damga vergisi istisnası uygulanması mümkün değildir.
Şirket Bünyesinde Çalışan Personellere Yapılan Ücret Ödemeleri Nedeniyle Düzenlenen Kağıtlardan Damga Vergisi Kesintisi Yapılıp Yapılmayacağı Hakkında (97895701-155[2025/85]-708168 Sayılı Özelge)
Şirketin 6741 sayılı Kanunla kurulan Türkiye Varlık Fonunun iştiraki olduğu, şirket bünyesinde çalıştırılan sigortalıların net maaş ödemeleri ve damga vergilerinin şirket tarafından karşılandığı belirtilerek, şirket çalışanlarına yapılan ücret ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtların damga vergisinden istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir
6741 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan istisnanın şirket faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen işlemlerle ilgili düzenlenen kağıtlara ilişkin olduğu, istihdam edilen personelin ücretlerine ilişkin kağıtlara yönelik bir istisna hükmü bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, şirket bünyesinde çalıştırılacak olan personelin ücret ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtların, aylık brüt asgari ücreti aşan kısmı üzerinden 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-b fıkrası uyarınca damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
Fatura Bedelinin Kooperatifinize Ödenmesine İlişkin Düzenlenecek Kağıtların Damga Vergisi Hakkında (12278305-155-38038 Sayılı Özelge)
… Orman Bölge Müdürlüğüne yapılan teslime ait fatura bedelinin kooperatife ödenmesine ilişkin düzenlenecek kağıtların Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı tablonun V/15 numaralı fıkrasına istinaden damga vergisinden istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.
Kooperatifin Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı tablonun V/15 numaralı fıkrası uyarınca damga vergisinden muaf olması nedeniyle … Orman Bölge Müdürlüğüne yapılan teslime ait fatura bedelinin kooperatife ödenmesine ilişkin düzenlenecek kağıtlardan damga vergisi aranılmaması gerekmektedir.
Depremden Etkilenen Çalışanlara Yapılan Yardımlar Hakkında (97895701-155[2024/158]-869144 Sayılı Özelge)
Şirketin, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremlerden Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde çalışan yaklaşık iki bin çağrı merkezi personelinin doğrudan olumsuz etkilendiği, şirket tarafından söz konusu personele ana, baba, eş veya çocuğunun ölümü nedeniyle ölüm yardımı ile ölüm söz konusu olmasa dahi muhtaç olmaları nedeniyle mevcut ücretlerine/prime esas kazançlarına ilave olarak ödeme yapılacağı belirtilerek söz konusu ödemelerin gelir vergisi ve damga vergisinden istisna olup olmadığı, personelin ölümü halinde kanuni mirasçılarına yapılan ödemelerin veraset ve intikal vergisinden istisna olup olmadığı ile söz konusu amaçla yapılan bu ödemelerin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunu Yönünden
Hizmet erbabına; eşinin, çocuğunun veya anne ve babasının ölümü nedeniyle verilen tazminatların 193 sayılı Kanunun 25’inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında, herhangi bir menfaat gözetilmeden ve bir hizmet akdi karşılığı olmadan muhtaç durumdaki depremzedelere yapılacak yardımların ise 193 sayılı Kanunun 25’inci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi kapsamında gelir vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde bulunan çağrı merkezinde çalışanların, şirketiniz personeli olması nedeniyle bu personele mevcut ücretlerine/prime esas kazançlarına ilave olarak yapılan ödemelerin ücret olarak değerlendirilerek Gelir Vergisi Kanunun 61, 63, 94 ve 103’üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Ancak, şirket tarafından söz konusu personele 6/2/2023 ila 31/7/2023 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) mevcut ücret, prim, ikramiye gibi ödemelerine ilave olarak yapılan ayni yardımların tamamı ile toplam tutarı 50.000 Türk lirasını geçmeyen nakdi yardımların 7440 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin yirmi birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca gelir vergisinden istisna olacağı tabiidir.
Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden
Çalışanlara yapılan yardımlar ile sağlanan menfaatler ücret kapsamında olup, şirket tarafından yapılan söz konusu yardım ve ödemelerin kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
Damga Vergisi Kanunu Yönünden
7440 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde, 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle Bakanlığımızca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 15’inci maddesi kapsamında mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde; depremden, kendisi, eşi, çocuğu veya anne ve babası etkilenen hizmet erbabına, işverenler tarafından 6/2/2023 ila 31/7/2023 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) mevcut ücret, prim, ikramiye gibi ödemelerine ilave olarak yapılan ayni yardımlar ile toplam tutarı 50.000 Türk lirasını geçmeyen nakdi yardımlar üzerinden damga vergisi alınmayacağı hüküm altına alındığından, bu kapsama giren ödemelerden Kanunda yer alan şartlar dahilinde damga vergisi aranılmaması,
Şirket tarafından, 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle personelinize eşi, çocuğu veya anne ve babasının ölümü nedeniyle verilen tazminatlarla ilgili olarak Damga Vergisi Kanununda herhangi bir istisna hükmü bulunmadığı, söz konusu ödeme nedeniyle düzenlenen kağıtların 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-b fıkrasına göre damga vergisine tabi tutulması,
Şirket tarafından, bayi ve alt yapı ağı içerisinde çalışan ve şirketle iş akdi olmayan kişilere yapılacak yardımların hizmet karşılığı yapılan bir ödeme olmadığı dikkate alındığında, bu ödemeler nedeniyle düzenlenecek kağıtlardan damga vergisi aranılmaması gerekmektedir.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Yönünden
6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde, depremler veya bu depremlerdeki yaralanmalara bağlı olarak sonraki tarihlerde vefat eden personelinizin eş, çocuk, anne ve babasına 6/2/2023 ila 31/7/2023 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) yaptığınız yardımlar 7440 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi gereğince veraset ve intikal vergisinden istisnadır.
Söz konusu personelin eş, çocuk, anne ve babasına 31/7/2023 tarihinden sonra yapılacak yardımların anılan Kanun kapsamında veraset ve intikal vergisinden istisna tutulması mümkün bulunmamakla birlikte, bu yardımların 2023 yılı için 23.387 TL'si, 2024 yılı için 37.059 TL'si 7338 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince veraset ve intikal vergisinden istisna bulunmaktadır.
6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle Kahramanmaraş ilinde şirket tarafından personele yapılacak yardımlar Gelir Vergisi Kanunu’nun konusuna girdiğinden, söz konusu yardımlar veraset ve intikal vergisinin konusuna girmemektedir.
Öğretim Elemanlarının Birlikte Kullanım Sonucu Elde Ettikleri Döner Sermaye Gelirlerinin Vergilendirilmesi Hakkında (41931384-120[2024-17]-71911 Sayılı Özelge)
İl Sağlık Müdürlüğü ile Üniversite arasında "Sağlık Bakanlığı ile … Üniversitesi Rektörlüğü Arasında Birlikte Kullanım Protokolü" düzenlendiği, söz konusu protokol kapsamında verilen hizmetlerin "Döner Sermaye İşletmesi Kapsamında Destekleyici Talebi ile Yürütülecek Çalışmalar ve Hizmetler Hakkında Yönerge" kapsamında talep edilen çalışma olarak değerlendirilerek bu hizmetlerden sağlanan gelirlerden hastanenizde görevli üniversite tıp fakültesi öğretim elemanlarına ödeme yapıldığı belirtilerek, bu ödemelerde, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5’inci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunu Yönünden
209 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında, sağlık hizmetleri dışında olup Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşları haricindeki kuruluş veya kişilerce talep edilmiş olması kaydıyla, bilimsel görüş, proje, araştırma ve benzeri hizmetlerden elde edilen ve döner sermayeye gelir kaydedilen tutarlardan projeyi yürüten personele aktarılan (%85'ine kadar olan) kısmı gelir veya damga vergisi kesintisine tabi tutulmayacaktır.
Diğer taraftan, Sağlık Bakanlığı ve kamu kurumu niteliğinde olan Üniversite talebi üzerine sunulan söz konusu hizmetlerden elde edilen gelirlerden projeyi yürüten personele aktarılan ücretlerin 209 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, söz konusu ücretlerin genel hükümler çerçevesinde gelir vergisi ve damga vergisine tabi tutulacağı tabiidir.
Vakıf Üniversitesi Tarafından Akademik, İdari Personele ve İntörn Eğitimleri Dönemindeki Öğrenciler ile Stajyer Öğrencilere Yapılacak Ödemelerden Gelir Vergisi ve Damga Vergisi Aranılıp Aranılmayacağı Hakkında (97895701-155[2019/266]-1296026 Sayılı Özelge)
Üniversite bünyesindeki akademik personele yapılan ödemeler ile idari personele yapılan üniversite ödeneği, eğitim öğretim ödeneği, makam tazminatı, görev tazminatı, yükseköğretim tazminatı, dil tazminatı, ek ödemelerinden, üniversite bünyesinde intörn eğitimleri döneminde tıp fakültesi öğrencileri ile diş hekimliği fakültesi öğrencilerine yapılan ücret ödemelerinden ve stajyer öğrenci ücretlerinden gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunu Yönünden
Akademik personele; üniversite ödeneği, yüksek öğretim tazminatı, eğitim öğretim ödeneği, makam tazminatı, yabancı dil tazminatı ile idari personele ek ödeme olarak yapılacak ödemelerde, 2914 ve 2547 sayılı Kanunlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili Bakanlar Kurulu kararlarında öngörülen tutara kadar olan kısımları,
Akademik ve idari personele 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 40’ıncı maddesi kapsamında 15/07/2023 tarihinden itibaren yapılacak ilave ödemelerin ek 40’ıncı maddede öngörülen tutara kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna tutulacaktır.
Diğer taraftan, Üniversite bünyesinde;
3308 sayılı Kanun kapsamında mesleki eğitim gören öğrencilere yapılan, yıllar itibarıyla yaşa göre belirlenen asgari ücreti aşmayan ücret ödemelerinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (12) numaralı bendi kapsamında gelir vergisinden istisna tutulması, ancak 3308 sayılı Kanun kapsamında olmayan öğrencilere yapılacak ücret ödemeleri ile mesleki eğitim gören öğrencilere asgari ücretin üzerinde yapılacak ücret ödemelerinin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104’üncü maddeleri uyarınca tevkifata tabi tutularak vergilendirilmesi,
2547 sayılı Kanunun ek 29’uncu maddesi kapsamında, Üniversitenin tıp fakültesinde beşinci yılını tamamlayıp altıncı yılına geçen öğrenciler ile diş hekimliği fakültesinde dördüncü yılını tamamlayıp beşinci yılına geçen öğrencilere, intörn eğitimi döneminde yapılacak olan ücret ödemelerinin gelir vergisinden istisna tutulması gerekmektedir.
Damga Vergisi Kanunu Yönünden
Akademik personele; üniversite ödeneği, yüksek öğretim tazminatı, eğitim öğretim ödeneği, makam tazminatı, yabancı dil tazminatı ile idari personele ek ödeme olarak yapılacak ödemelere ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 40’ıncı maddesi kapsamında yapılacak ilave ödemelere ilişkin olarak damga vergisi yönünden herhangi bir istisna hükmü bulunmadığı dikkate alındığında, söz konusu ödemelere ilişkin düzenlenen kağıtların Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-b fıkrası uyarınca damga vergisine tabi tutulması,
2547 sayılı Kanunun ek 29’uncu maddesi kapsamında Üniversitenizin tıp fakültelerinin beşinci yılını tamamlayıp altıncı yılına geçen öğrencileri ile diş hekimliği fakültelerinin dördüncü yılını tamamlayıp beşinci yılına geçen öğrencilerine intörn eğitimi döneminde yapılacak olan ücret niteliğindeki ödemeler nedeniyle düzenlenen kağıtlara damga vergisi istisnası uygulanması,
3308 sayılı Kanun kapsamında mesleki eğitim gören öğrencilere yapılan, yıllar itibarıyla yaşa göre belirlenen asgari ücreti aşmayan ücret ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtların, 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun IV/34’üncü fıkrası uyarınca damga vergisinden istisna edilmesi,
3308 sayılı Kanun kapsamında olmayan öğrenciler için yapılacak ücret ödemeleri ile mesleki eğitim gören öğrencilere asgari ücretin üzerinde yapılacak ücret ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtların ise Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-b fıkrası uyarınca genel hükümlere göre damga vergisine tabi tutulması
Doğrudan Temin Yöntemiyle Yapılan Alımlarda Damga Vergisi Uygulaması Hakkında (23921810-155-41850 Sayılı Özelge)
İktisadi işletme 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında "Doğrudan Temin Usulü" ile mal ve hizmet alımlarında bulunduğu, mal ve hizmet alımı nedeniyle yapılan ödemeler sırasında damga vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
… Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulunun resmi daire olarak değerlendirilmesi halinde, … Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulundan ayrı tüzel kişiliğinin bulunmaması kaydıyla iktisadi işletmenizin de resmi daire olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, mal ve hizmet alımı karşılığı yapılacak ödemeler nedeniyle iktisadi işletme tarafından düzenlenen kağıtların 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-a fıkrası uyarınca damga vergisine tabi tutulması, kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergilerinin ertesi ayın 26’ncı günü akşamına kadar mükellefiyetinizin bulunduğu vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirilmesi ve 26 ncı günü akşamına kadar ödenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, … Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulundan ayrı tüzel kişiliğinin bulunması halinde ise iktisadi işletmenin 488 sayılı Kanun uyarınca resmi daire olarak değerlendirilemeyeceğinden, iktisadi işletmenizce mal ve hizmet alımlarına ilişkin yapılacak ödemeler nedeniyle düzenlenen kağıtlardan damga vergisi aranılmaması gerektiği tabiidir.
Alacağın Temliki Sözleşmesine İstinaden Yapılacak İşlemlerin Damga Vergisi İstisna Olup Olmadığı Hakkında (97895701-155[2024/213]-1561549 Sayılı Özelge)
Ortağı olunan … İlaç ve Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile … Yatırım Bankası A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, kredi sözleşmesi kapsamında sözleşmenin teminatını teşkil etmek üzere … adına ½ oranında kayıtlı … ili, … ilçesi, … mahallesi, … mevkii, … pafta, … ada, … parsel de kayıtlı, … katlı betonarme bina ve arsası nitelikli taşınmaz üzerinde … Yatırım Bankası A.Ş. lehine ipotek tesis edildiği, daha sonra söz konusu ipoteğin adı geçen banka tarafından …/…/2024 tarihli Alacağın Temliki ve Teminatların Devri Sözleşmesi’ne istinaden şahsınıza devir edildiği belirtilerek, anılan sözleşmenin damga vergisine tabi olup olmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
Özelge talep formu ekinde yer alan …/…/2024 tarihli "Alacağın Temliki ve Teminatların Devri Sözleşmesi’nin, bankaya olan kredi borcunun kefil olarak tarafınızca ödenmesinden sonra diğer bir ifadeyle banka ile borçlu arasındaki kredi ilişkisinin sona ermesi sonrasında düzenlendiği, bu durumda bankanın temlike konu edeceği bir alacağının da kalmadığı dikkate alındığında, 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun IV/23 fıkrası kapsamında damga vergisinden istisna tutulması mümkün değildir.
Zeyilnamenin Damga Vergisine Tabi Olup Olmadığı Hakkında (97895701-155[2024/94]-1582371 Sayılı Özelge)
Şirketin (kredi alan) ile yurt dışı mukimi şirket … Ltd. (kredi veren) arasında …/…/2020 tarihinde … ABD Doları tutarlı asgari süresi … yıl olmak üzere sınırsız süreli olarak "Borç Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmeye ait damga vergisinin (… TL matrah üzerinden) beyan edilerek ödendiği, söz konusu sözleşme kapsamında kalınan … ABD Doları tutarlı krediye ilişkin sözleşmede başkaca şartlar değiştirilmeksizin Türk Lirasına çevrilmesine ilişkin taraflar arasında …/…/2024 tarihli zeyilname düzenlendiği, imzalanan "… Kredi Sözleşmesinin 1’Nolu Zeyilnamesi" başlıklı kağıdın damga vergisine tabi olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.
Şirket ile Plutus Global Ltd. arasında …/…/2024 tarihinde düzenlenen zeyilnamede, …/…/2020 tarihli Borç Sözleşmesi’ne atıfta bulunulduğu, atıf yapılan sözleşmedeki yabancı para cinsinden tutarın zeyilnamenin düzenlendiği tarihte geçerli Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca ilan edilen cari döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrildiği ve uygulanacak faiz oranının yeniden belirlendiği, başka bir değişikliğe yer verilmediği hususları dikkate alındığında, söz konusu zeyilname nedeniyle damga vergisi aranılmaması gerekmektedir.
Devir Sözleşmelerinde Damga Vergisi Hakkında (97895701-155[2025/13]-1602353 Sayılı Özelge)
… Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … Ltd. Şti.'nin %50 hissesinin şirkete ait olduğu, diğer %50’lik hissesinin ise … Vergi Dairesi mükellefi … San ve Tic. A.Ş.' ye ait olduğu,… San ve Tic. A.Ş.' nin adı geçen firmadaki %50'lik hissesinin devri ile ilgili adı geçen firma ile şirket arasında 2/10/2024 tarihinde … 8. Noterliğinde "Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" imzalandığı, daha sonra bu devir sözleşmesi kapsamında taraflar arasında …/…/2024 tarihli "…/…/2024 Tarihli Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesine Ek Protokol" başlıklı kağıdın imzalandığından bahisle söz konusu ek protokolün 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun IV/16 fıkrası kapsamında damga vergisinden istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.
Şirket ile … San. ve Tic. A.Ş. arasında noterde düzenlenen …/…/2024 tarihli ilk devir sözleşmesine istinaden devir bedelinin ödendiği ve …/…//2024 tarihli ve … sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde pay devrinin tescili işlemlerinin tamamlandığı, ek protokolün Ticaret Sicil Gazetesinde pay devrinin tescilinden sonra düzenlendiği, ek protokolde ilk devir sözleşmesine atıf yapıldığı, devir bedelinin artırılması yanında temlik işlemlerine de yer verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu ek protokolün 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun IV/16’ncı fıkrası kapsamında değerlendirilmesi ve damga vergisinden istisna tutulması mümkün bulunmamakta olup, başvurunuz konusu ek protokolün 488 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin birinci fıkrası ve 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre artan devir bedeli ile temlik bedelinin toplamı üzerinden 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun I/A-1 fıkrası uyarınca damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
Petrol Hakkı Sahipleri Tarafından Düzenlenen Sözleşmelerin Damga Vergisi Hakkında (90792880-155.13.04[778]-17655 Sayılı Özelge)
Şirketin ruhsat hakkı sahibi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı adına petrol arama faaliyetlerinin bir bölümünü yürüttüğü, yürütülen faaliyetler için mal ve hizmet alımları yaptığı, bu kapsamda şirketiniz ile … A.Ş. arasında …/…/2025 tarihli "… Alımına Ait Sözleşme" başlıklı kağıdın düzenlendiği belirtilerek, söz konusu sözleşmeye damga vergisi istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
Şirketin; petrol hakkı sahibi olduğunun ya da petrol hakkı sahibi adına alım yapıldığının ve 6491 sayılı Kanunun 13’üncü maddesinde yer alan diğer şartları da taşıdığının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından alınacak bir yazı ile tevsiki kaydıyla, şirket ile …A.Ş. arasında düzenlenen …/…/2025 tarihli … Alımına Ait Sözleşme’ sine 6491 sayılı Kanunun 13’üncü maddesi uyarınca damga vergisi istisnası uygulanması mümkün bulunmaktadır.
Nevi Değişikliğinde Noter Harcı Hakkında (49327596-140.02[DV.ÖZ.2026.3]-52410 Sayılı Özelge)
Limited şirket statüsünde iken anonim şirkete dönüştürülen şirketin aktifinde kayıtlı bulunan araçların nev'i değişikliği kapsamında yeni unvan adına trafik siciline tescili işlemlerinin 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 123’üncü maddesi kapsamında noter harcından istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.
Şirketin nev'i değişikliği işleminin Kurumlar Vergisi Kanunu’nda belirtilen şartlar dahilinde gerçekleşmesi halinde, nev'i değişikliği öncesinde Limited şirket adına kayıtlı araçların noterde anonim şirket adına tescili işlemlerinden 492 sayılı Kanunun 123’üncü maddesi gereğince noter harcı aranılmaması gerekmektedir.
Almanya D Tipi Ulusal Vize Sahiplerinin Yurt Dışına Çıkış Harcından Muaf Olup Olmadıkları Hakkında (97895701-140.06.99[2025.229]-260973 Sayılı Özelge)
Almanya D tipi ulusal vize sahibi olarak Almanya'da ikamet edildiği, söz konusu vize sahiplerinin Almanya'da oturum hakkına sahip olduğunu belirterek, Almanya'ya gitmek üzere yurt dışına çıkışlarınızda yurt dışına çıkış harcından muaf olup olmadığınız hususunda görüş talep edilmektedir.
Almanya D tipi ulusal vizesinin Almanya'da belirli bir süre kalma hakkı sağlamakla birlikte 5597 sayılı Kanunda belirtilen oturum izni kapsamında bulunmayan bir tür vize olduğu dikkate alındığında, söz konusu vize ile Almanya'ya gidişlerinizde yurt dışına çıkış harcından muaf tutulması mümkün değildir.
Saygılarımızla,
|
Özelgemizle ilgili daha fazla bilgi için lütfen bizimle iletişime geçiniz. |
